OKUYUCU KÖŞESİ

Tarih: 01.02.2026 10:03

SAHİPSİZLİĞİN DAYANILMAZ AĞIRLIĞI ERDEK ÖRNEĞİ-2

Facebook Twitter Linked-in

ATİLLA KAYA

İlçemiz içinde yaşayan yurttaşlarımız dahil ilçemizi ziyaret eden misafirlerimizin umursamazlığı, terk edilmişlik bana neciliği yerel halkın ve sivil toplum örgütlerinin karar alma süreçlerine aktif katılımının önlenmesi sonucu ilçemiz peyzaj ve temizlik açısından acınılacak durumda

Yazlıkçılarımızın ve hafta sonu ziyaretçilerimiz “Erdek'in çok güzel olduğu ama bu güzelliğin kirlilikle, pislikle heba edildiği” konusundaki serzenişlerine hak verir şekilde ilçemizde sürekli kalan sakinlerin umursamaz tavırları ve yaşam biçimleri bütün bu eleştirilere hak verir ölçüde.

İlçemizde 1.000.000 (bir milyon)üzerinde zeytin ağacı, kızılçam, kestane fıstıkçamı, ıhlamur ormanlarımız olmasına rağmen hem Karadeniz, hem Anadolu hem de güney Anadolu ikliminin geçiş noktası olan hem fındık, hem narenciye üretimi olan ilçemiz maalesef yerel halkın karar alma süreçlerine aktif katılmasının önlenmesi sonucu maalesef bilerek ve isteyerek geri bırakılmaya çalışılıyor.

İmarın yasak olmasına rağmen düzler ve Kastri bölgesinde imar planları değiştirilerek zeytinliklerin talan ederek imara açılması, kirliliğin üzerine bir zeytinlik ve doğa katliamı olarak gelecek nesillere aktarılacak kötü bir miras olarak da tarihi hafızada kayda geçti. Turizmin birincil geçim ve gelir kaynağı ilçelerde yerel yönetimler ve kamunun yerel temsilcisi kurumlar ilçeyi ilgilendiren konularda yerel halkın temsilcilerinin aktif katılımlarını göz ardı ederek ilçemizi rantçıların merhametine bırakıyorlar.

Erdek tabiatıyla güzel olan bir belde iken, şimdi o tabiatı üç kuruşluk rant uğruna, sürekli ekonomik yarar sağlayacak olan zeytin tarımını, üretimini istihsali yok ediliyor, hem de doğa katlediliyor.

Kanava bölgesini, Palata bölgesini katlettiniz. Yetmedi, Ocaklara kadar imara açıp zeytinlikleri yok ediliyor.

Turizm rantçı başta işletmeciler eliyle zaten yok ediliyor. Mevcut Tesisler yenilenmiyor ve fırsatçılık ile misafirler verilen hizmetler çok kötü ve kazıklamaya yönelik fiyatlar uygulanıyor. 14 km.lik sahil şeridimiz halka açık olması gerekirken denetimsizlik ve rant uğruna beton dökülerek Beach’ler üretildi, halkın denize erişimi bilerek isteyerek engellendi.

Yerel yöneticiler şikâyetlere kulaklarını kapattılar. İlçemizde maalesef engelli ve dezavantajlı kesimlerin denize erişimi sağlayacak yapılanma yok. Ayrıca Kurbağlı ve Çuğra bölgesindeki iskeleler halkın kullanımına açık olması gerekirken iskeleye yakın oturan kişilerin tapulu malı gibi görünmesi hoş karşılanmamalıdır.

Bundan 5-10 yıl öncesine kadar Erdek körfezimiz Balıkçılık açısından zengin iken günümüzde kaçak avcılık ve kıyı balıkçılığına önem verilmemesi sonucu 3-5 tür deniz ürünü ile yetinmek zorunda kalıyor. Erdek körfezinin biyolojik çeşitliliğinin korunması için korunan denizalanı ilan edilmesi konusunda yapılan çalışmalar desteklenmiyor.

Erdek belediyesinin kamplar bölgesinde gerçekleştirdiği bakım çalışmaları maalesef yine ben yaparım olur mantığı ile gerçekleştiriliyor. Gerçekleştirilen çalışmalar öncesi yerel halkın bilgilendirilmesi ve görüşleri dinlenmediği için takdirden çok eleştirilere sebep oluyor. İlçemizin sembolü olan palmiye, çınar, şemsiye karadut/ beyaz dut, Erguvan ve manolya ağaçlarına önem verilmesi var olanların bakımlarının gerçekleştirilmesi gerekmektedir. İlçemiz tarihinde üzüm yetiştiriciliği ve ipek böcekççiliği çok önemli yer almaktadır.

Buraya kadar Buzdağının görünen tarafını dile getirdik Ya görünmeyen yanına gelirsek ilçemizde ilçemiz için faaliyet gösterdiğini iddia eden kurum kuruluş ve sivil toplum örgütlerin üzerindeki ölü toprağın atılmasına yardımcı olalım.

• GENÇLİK NEREYE GİDİYOR?

İlçemizdeki genç istihdamı yok denecek kadar azdır. Gençler iş için başka şehirlere göç etmekte, Erdek’te kalanlar ise uyuşturucu ve kötü alışkanlıkların pençesinde kaybolmaktadır. İlçemizde gençlere istihdam imkanı yaratacak girişimler başta yerel halktan destek görmemekte ve düşük ücretlere mahkum kalmaktadır. Yerel yöneticilerin gençlerin sorunlarına yönelik merkezi politikalar dışında, polisiye tedbirlerin dışında ellerinden bir şey gelmemektedir.

Oysa gençleri koruyacak, onları spora veya sanata yönlendirecek tek bir ciddi merkez yoktur! Devletin Gençlik merkezi bile ilçemize çok görünmüştür. Gençler sokak köşelerine, vizyonsuzluğa mahkûm edilmiş durumda. Yerel yöneticiler gençlerin sorunlarına çözüm olacak gençlik meclislerini kurmamış tepeden inmeci kararlar ile gençliğe sahip çıkmamak için yapıyormuş gibi davranmaktadır. Bir belediyenin asli görevi sadece çöp toplamak değil, o kentin geleceğini (gençliğini/ kadınlarını) kurtarmaktır!

• YA KADINLARIMIZIN DURUMU?

İlçemizin nüfusunun %50,09 kadındır. Ayrıca ilçemizin yaş ortalaması 55 olup. Emekli ve tek yaşayan nüfus yoğunluğu çok fazladır. Sahildeki kahvehaneler kadınlarımızın sosyalleşmesine katkı sağlamakla birlikte kadın meclislerinin oluşturulmaması nedeniyle kendileri hakkında alınacak kararlara aktif katılım sağlayamamaktadırlar.

• YAŞLILARIMIZIN VE KÜLTÜRÜMÜZÜN SESİ YOK!

Emekli kenti diyoruz ama bir Bakımevi projemiz bile yok başlatılan girişimlerin sonuçlanması bu yönetim anlayışı ile gelecek dönemlere kalacaktır. Bu konularda halkın bilgilendirilmesi ve halktan destek alınması eksik bırakılmıştır.. Yıllarını bu ilçeye vermiş büyüklerimizin sığınacak bir limanı yok. Üstelik kültürel mirasımıza da sahip çıkamıyoruz; yıkılan eski hamamın yerine neden yenisi yapılmıyor? Tarihsel mekanlar, harabeye dönmüş kent hafızası binalar, eserler ihmal edilmektedir. Erdek’in hafızası neden siliniyor?

• KALDIRIMLAR KİMİN?

Erdek sokaklarında yürümek artık bir engel parkuru gibi. Esnaf kaldırımları mülkü sanıyor, zabıta ise sadece izliyor! Bebek arabalı anneler, engelli vatandaşlarımız araçların arasından yolda yürümek zorunda kalıyor. Denetim yok, kural yok, vatandaşın can güvenliği yok!

• HASTANE VAR, HİZMET YOK!

Dışarıdan otel gibi görünen hastanemizin içi boş bir kutu gibi. Yaşlı kentinde kardiyoloji, göz, kadın doğum, geriatri ameliyathane, doğumhane gibi hizmetler yoktur. En küçük bir durumda "Bandırma’ya sevk" deniliyor. Özellikle kronik rahatsızlığı olan, hassas takip gerektiren vatandaşlarımız yollarda perişan oluyor. Turizm kenti dediğin yerde sağlık altyapısı böyle "pamuk ipliğine" bağlı olmaz!

Ayrıca 112 ve ambulans sistemi yeterli olmamaktadır.

SON SÖZ:

Belediye yönetimi bütçe yetersizliğini bahane etmesin; denetim yapmak, sosyal proje üretmek para değil, vizyon işidir. Komşuda yükselen Gençlik ve Kadın Yaşam Merkezleri neden Erdek’e uğramıyor? Ankara’dan gelmesi gereken destekler neden hep başka ilçelere akıyor?

İlçemizde oluşturulmaya çalışılan Kent konseyi ise asıl işlevinden uzak bir takım kişilerin kent konseyi başkanı olma girişiminden öteye gitmemekte itiraz eden sivil toplum kuruluşlarına Nisan 2026’ya kadar bekleyin seçimleri yapalım daha sonra tüm STK’lara gideceğiz masalını anlatıyorlar.

Erdek artık "masal" dinlemek değil, icraat görmek istiyor. 2026 yılındayız; asfaltı, çöpü, kaldırımı ve gençliği, kadını konuşmaktan yorulduk. Sesimizi duyana kadar yazmaya devam edeceğiz!

ÇÖZÜM

Erdek halkının yereldeki tüm karar alma süreçlerine aktif katılımı sağlayacak sürdürülebilir politikalar yürütmekle olur. Dışlayıcı arka bahçedeki gruplar ile yapıyormuş, denetliyormuş gibi yapıp hiçbir şey yapmamaktan vaz geçilmesi, Vizyonumuzu geliştirilecek projeler halkın geniş katılımları ile geliştirilmelidir.

ERDEK HALKI ÖCÜ DEĞİLDİR


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —