TÜRKÜLERİMİZE, ÖZÜMÜZE DÖNÜYORUZ…

TÜRKÜLERİMİZE, ÖZÜMÜZE DÖNÜYORUZ…




Kızılkeçili yolundaki Hasbihal Kahvaltı ve Mangal Evi”nde Türküsevenler Dernek Başkanı THM Sanatçısı Zeki Çiçek'in düzenlediği etkinliğe Malatyalılar Kültür ve Dayanışma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı ve Hasbihal Kahvaltı ve Mangal Evi” işletmecisi Mustafa Önder'in daveti ile misafiri oldum.

Diğer gazeteci arkadaşlarımın katıldığı gibi bölgedeki alkollü restoranlar yerine buradaki kültürel etkinliği tercih ettim ve katılmaktan mutlu oldum. Burada THM Sanatçısı Zeki Çiçek'in yetiştirdiği sanatçıları dinlerken çok ezildiğim çocukluk günlerime gittim. Harmanda ‘Döven' döverken, kapı altında gölgede ‘Tütün Dizerken' rahmetli annemle birlikte radyomuzdan özümüz olan Nezahat Bayram, Âşık Veysel, Ali Ekber Çiçek, Neşet Ertaş, Nida Tüfekçi, Neriman Altındağ Tüfekçi, Ahmet Sezgin, Nuri Sesigüzel, Recep Kaymak ve Prof. Dr. Can Etili gibi sanatçıları dinlemek yorgunluğumuzu alıyordu.

Dün gece memleketime, köyüme, çocukluğuma, anneme ve ailem ile geçmişime dair ne varsa benim için dile getirdiler gibi geldi bana. Sağolunuz.

Hasbihal Kahvaltı ve Mangal Evi”nde Anadolu insanının halayımız, hoyratımız, ağıtımız, uzun havamız ve bağrımızdan çıkan bizim Türkülerimizle birlikte coştuk ama ben yine 1960 ile 1970'li yıllara gittim. THM'den nasıl unuttuğumuza, koptuğumuza çok üzüldüm, ezildim ve birazda utandım.

Beni utandıran THM Sanatçısı Zeki Çiçek'in yetiştirdiği sanatçılara teşekkür ediyorum. Güzel bir utanç ve atılan güzel bir ‘Tokat' olarak kabul ederken beni ‘Kendine Getiren' sanatçılarımızı tebrik ediyorum.

Anadolu'nun acılarını, sevdalarını, güzelliklerini, kültürünü bu günlere taşıyan halayımız, hoyratımız; ağıtımız, uzun havamız ve bağrımızdan çıkan bizi anlatan türkülerimizdir.

Türkülerimiz ana kucağının sıcaklığı gibidir ve Türkülerden sevdaların ateşi, sevip de sevdiğine kavuşamayan âşıkların arzuları, acıları ve gözyaşları vardır türkülerimizde bunu hep keşfetmişimdir.

Türküleri sesi ve sazı ile sevdiren, acılarımızı, sevdalarımızı, hasret ve hasletlerimizi bize türküleriyle anlatan Âşık Veysel, Sanatçı Ali Ekber Çiçek ve Neşet Ertaş`ın ölümüyle bir dönemin kapandığını söylendi, "Bozkırın türküleri bugün öksüz kaldı" dendi ama bu gün Türkiye'nin her şehrinde en çok açılarak hizmete giren rekor kıran hangi işletmedir? Biliyor muyuz? Tek cevabı var: ‘Türkü Evleri”

Atatürk, millî kültürümüzün özünü teşkil eden folklor değerlerimizin yani türkülerimizin derlenmesini ve araştırılmasını istemiştir. Atatürk'ün bu isteğini farkına varılmadan her tarafta mantar gibi türeyen ‘Türkü Evleri”ni bu gün açmakla Türk toplumu bu isteği yerine getiriyor. Neden mi? Türkülerimizin müzik ve ezgileri tarihten bu yana DNA'larımızda var. Var olanda şimdi ortaya çıkıyor.