Tarih: 01.05.2014 01:15

Onarılıyor

Facebook Twitter Linked-in

Kapıdağ’ın en önemli yapıtlarından birisi olarak muhteşem heybeti ile 19.yy başlarına kadar ayakta kalabilen Kirazlı manastırı Kültür Bakanlığınca ele alındı.

Cumhuriyet tarihinin kuruluş yıllarına kadar ayakta kalmayı başaran, ancak daha sonraki dönemde bakımsızlıktan harabeye dönen ve define avcılarının kazmadık hiçbir köşesini bırakmadıkları Kirazlı manastırı nihayet Kültür Bakanlığının gündemine girdi.

Erdek’te kazı çalışmaları çok süratli ilerleyen Zeytinliada ve Kyzikos’tan sonra ayağa kaldırılması için proje hazırlanan Kirazlı Manastırı için Kültür Bakanlığı Çevre ve Ormancılık Bakanlığından antik alanın devrini istedi.

Bakanlıklar arası yazışmaların tamamlanması ardından Kapıdağ’ın gizli vadisi Kirazlı yaylada yok olmaya yüz tutmuş Manastır 1920 lerdeki görünümüne kavuşturularak bölge turizmine katkı sağlayacak.

Konunun uzmanları geçmişte Kızlar Manastırı olarak kullanılan Kirazlı manastırın aslına uygun olarak restore edilmesi ardından tarihin gizemli derinliklerinde Rahibelere okul olmuş bu mabedin otel olarak ta kullanılmasının sağlanması bekleniyor.

                      Kirazlı Manastırın tarihçesi;

Strabon, Kyzikos’un ardındaki Dindymon Dağında ana tanrıçaya adanmış. Ortodoks geleneğine göre de manastır eski bir tapınağın yerinde kurulmuştur. Eskiden yöredeki Rumların dini merkezi olan manastır Havari Lukas’ın eseri olduğuna ve mucizeler yarattığına inanılan Panagia Faneromeni (Faneromeni Meryem’i) ikonasından medet uman binlerce kişi tarafından ziyaret ediliyordu. Şimdiyse bu ünlü ikona İstanbul’da Fener Rum Patrikliğinin katedralinde sergilenmektedir. 1922 yılında terk edilen manastır ağaçların arasında kaybolmuştur.

İyice yaklaşmadan kendini göstermez. 1895 yılından inşa edilmiş 99 odalı görkemli binasından geriye yüksek duvarlarla, büyük oranda yıkılmış bir kilisenin kalıntısı ulaşmıştır Kiralı Manastır çevredeki tabiatın güzelliği, hemen yanından geçen suyun ve doğanın güzel sesleriyle birleşince sanki oraya özgü müzik çalıyormuş duygusu uyandırmakta. Özellikle sonbahar ve ilkbaharda görülmemiş rengârenk çiçeklerin süslediği Manastır ve çevresinin ahenkli güzelliği, belki de insanların yüzlerce yıldır orada ibadet etmelerinden kaynaklanan, gezenlerde huzur ve uhrevi duygular uyandırmasına neden oluyor.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —