İşçi, Vatandaş el ele 1 Mayıs`da Cumhuriyet alanında

İşçi, Vatandaş el ele 1 Mayıs`da Cumhuriyet alanında

``Kapansın el kapıları bir daha açılmasın,Yok edin insanın insana kulluğunu Bu davet bizim! Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine Bu hasret bizim!``






Geçtiğimiz yıllarda da büyük bir coşku ve katılımın gerçekleştiği 1 Mayıs kutlamaları yarın Bandırma da birkez daha kutlanıyor.

Çalışan dünyada emeğin gücünü her zaman alanlara taşımada etkin bir rol oynayan Petrol İş sendikası şube başkanı İsmail Kayan, yarın kutlanacak 1 Mayıs etkinlikleri öncesinde bir açıklamada bulunarak tüm Bandırmalıları emek bayramı 1 mayıs`a davet etti.
Petrol İş sendikası başkanı İsmail kayan yaptığı açıklamada şunları söyledi.



1 Mayıs
büyük bir kutlamadır.
Dünya yüzündeki en kalabalık, en renkli, en canlı kutlama... Birbirinin dilini bile bilmeyen milyonlarca emekçi, aynı gün yüzlerce farklı dilde, ama özünde aynı sözleri söylerler: Biz varız! Biz güçlüyüz! Biz ekmek, barış ve adalet istiyoruz!


İşçi sınıfının dünyanın dört bir yanında ter ve kan içinde sürdürdüğü irili ufaklı binlerce mücadeleden süzülüp gelen acıları, öfkeleri, dayanışmaları, deneyimleri o büyük, küresel bayram alanında birbirine karışır, birbirini zenginleştirir. İşçiler 1 Mayıs`ta bir kez daha kendilerine bakar ve ne kadar kalabalık, ne kadar güçlü, ne kadar yaratıcı olduklarını; ne kadar büyük bir dayanışmayı örebildiklerini görürler. Sevinirler, güçlenirler, kendilerine olan güvenleri artar, bilinçleri açılır, korkuları yenilir.

Öte yandan 1 Mayıs sadece bir kutlama değildir. İşçi sınıfının hem tarihsel hem de güncel dileklerinin, o andaki en can alıcı sorunlarının dile getirildiği, taleplerinin tüm topluma ve egemenlere, en güçlü biçimde duyurulduğu gündür. Emekçinin meydanlardan yükselen güçlü sesi, belki ilk anda dikkate alınmıyor gibi görünebilir, farkında olunmuyor gibi gelebilir. Ama bu bir yanılgıdır. Israrla, sabırla, kararlılıkla söylenen ve dayanışma ile pekiştirilen söz; dün de bugün de dünyanın en büyük gücüdür. Bu gücü hiç kimse duymamazlık edemez ve bu gücün gerçeğe dönüştüremeyeceği hayal yoktur. 1 Mayıs`ın ortaya çıkmasına neden olan 8 saatlik günü talebi” bir asır önce hayal gibi görünürken, yılların mücadeleleri ile dünya çapında uygulanır olmuştur. Yakın zamana kadar Türkiye için hayal olan; 1 Mayıs`ın, Emek ve Dayanışma Günü” olarak resmi tatil günü ilan edilmesi bir başka örnektir. Sendikal hakların, sosyal hakların gelişim tarihine bakıldığında kararlı mücadelelerin sonuçları görünür. Hayallerin gerçeğe dönüştüğü, kağıda döküldüğü görülür.

Bu nedenle biz işçiler olarak 1 Mayıs`ı hem çok renkli, coşkulu bir bayram olarak, hem de sözümüzü söyleyecek, mücadelemizdeki kararlılığımızı duyuracak en yüksek kürsü olarak görüyoruz. İnsanlığın, gündüzlerinde sömürülmeyen, gecelerinde yatılmayan; ekmek, gül ve hürriyet günleri”ne ulaşması elbette tarihsel talebimiz, dileğimiz. Ama ayrıca bu yıl biz emekçiler açısından en yakıcı sorunları ve en öncelikli talepleri de dile getirmek istiyoruz:

İşçiler bu yıl 1 Mayıs`ta; Ulusal İstihdam Stratejisi belgesinde yer alan ve son zamanda uygulamaya geçirilmek için türlü yollar denenen sermaye dayatmalarına net bir hayır! demek için yürüyor. Kıdem tazminatı hakkını korumak, esnek çalışmanın yaygınlaştırılmasına engel olmak, taşeron cumhuriyetine” gidişi durdurmak için, sermayenin dayattığı ve AKP hükümetinin hayata geçirmek için uğraştığı stratejilere dur diyor. Petrol-İş 21. yüzyılda kölelik sistemine geri dönmeye izin vermemek için yürüyor.

İşçiler bu yıl 1 Mayıs`ta; artık bir katliam boyutuna varan cinayetlerini durdurmak için yürüyor. Madenlerin derinliklerinde, çamurlar içinde, çürük duvarların altında, zehirle dolu odalarda, bombaya dönmüş depoların üzerinde, gemi ambarlarında, kamyon kasalarında yaşamını yitiren binlerce yoksul emekçinin anılarına saygıyla, onların acısıyla ve cinayetlerini durduracak, sermayenin değil, insan yaşamının kutsallığını, önceliğini ilke edinen politikalar için yürüyor.

Petrol-İş bu yıl 1 Mayıs`ta; yıllardır özelleştirmelere karşı sürdürdüğü onurlu mücadeleyi, bor madeninin ve petrol arama alanlarının özelleştirilmesinin yolunu açan yeni girişimlere karşı da devam ettireceğini göstermek için yürüyor. Kamusal çıkarları savunmaya devam edeceğini, ulusal servetlerimizi korumaya devam edeceğini haykırmak, özelleştirmelerin sonuçları konusunda ne kadar haklı çıktığını göstermek için yürüyor.

**BORLAR HALKINDIR, HALKIN KALACAK DİYE YÜRÜYORUZ!!!

**BORLAR VATANDIR, VATAN SATILMAZ DİYORUZ!!!