Siyaset arenasında siyasi kimliklerin gündeme taşıdığı üslup ve yorumlar en üst noktadan tabana dek aynı dil kullanılarak sürdürülüyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın köprü ve yollara ilişkin satışa çıkmasına Bandırma CHP ilçe teşkilatı kayıtsız kalmadı. CHP Bandırma İlçe Başkanlığı 2004 - 2007 yıllarında Bandırma Belediye Başkanı olan M. Cemal Öztaylan'ın yaptığı Mendirek girişi ile Hayal bahçe gazinoyu birbirine bağlayan çelik konstrüksiyon “çakma” asma köprüyü satışa çıkarttı.

Satılık tabelası asılı köprünün önünde halka seslenen CHP ilçe Başkanı Mehmet Atak;
"Cumhuriyet'imizin birikimleri ve kurumları AKP döneminde özelleştirme adı altında yağmalanıp talan edildi.
Türk Telekom, Telsim, Erdemir, Petkim, Seka, TÜPRAŞ, THY’deki kamu hisselerinin %51’i, 6 Şeker Fabrikası, 25 Bölgenin Elektrik Dağıtım Şirketi, 31 Akarsu Santrali, ETİ Bakır ve gümüş İşletmeleri, Finansbank, Tekfen bank, Denizbank, Şekerbank, Sümerbank, Tekel, İzmir, Mersin, Bandırma, Samsun, Yarımca, Kuşadası ve İskenderun Limanları, çimento fabrikaları ve ismini sayamayacağımız birçok işletme, yerli ve yabancı sermayeye yok pahasına satışa çıkartılarak, yeraltında, yerüstünde ne var ne yoksa peşkeş çektiler.
Şimdi de köprüleri ve otoyolları özelleştirme adı altında satacaklar. Peki, bu bitecek mi? Hayır…
Yarın da demir yollarını, ormanlarımızı, toprağımızı, sonra varlık fonunda yer alan dev markalarımızı elden çıkararak, günü kurtarma çabasında olacaklardır. Bu sürdürülebilir bir ekonomi politikası değildir. Bu yönetememenin itirafıdır.
Bandırma Cumhuriyet Halk Partisi İlçe Örgütü olarak açık ve net söylüyoruz;
Bu ülkenin yolları, köprüleri, geçiş garantileri ve gelecek gelirleri, pazarlık konusu yapılamaz.
Yap-İşlet-Devret modeli adı altında yıllarca vatandaşın cebinden çıkan garanti ödemeleri yetmezmiş gibi, şimdi de bu projelerin satışa çıkarılması; kamunun gelecekteki gelirlerinin bugünden devredilmesi anlamına gelmektedir. Bu, bütçe açığını kapatmak için geleceği ipotek etmektir.
Köprülerin, otoyolların satışı demek, aynı zamanda geçiş ücretlerinin de artması demektir. Maliyetlerin artması, üreticiden tüketiciye ürünün fiyatının da artması olacaktır. Domates zamlanacak, etin fiyatı artacak, patates soğan, yani tüm ürünlerin değerinin yükselmesine neden olacaktır. Alım gücü düşen halk, zamlar karşısında bir kez daha ezilmeye devam edecek daha da fakirleşecektir.
Bandırma’dan açık çağrımızdır. AKP eğer illa bir şeyleri satacak ise kendi iktidarın da yaptığı, pek de bir işe yaramayan, amacı da olmayan bu köprüyü satsın.
İsmi de deli Dumrul köprüsü olsun, gerekirse geçiş garantisi verilsin, geçenden de geçmeyenden de ücret alınsın.
Ama Cumhuriyetin değerlerini, gelecek nesillerin hakkını, milletin ortak mallarını artık satmayın. Millet devletin gerçek sahibidir. Millet büyüktür. Halka rağmen halkın malı satılamaz." dedi
