“Çiftçilere dayatılan ‘Vergi Borcu’ bahanesi ile krediye ulaşımın engellenmesi’ konusunda gerçekleşen toplantıya CHP Bandırma İlçe Başkanı Mehmet Atak, CHP Balıkesir İl Yönetim Kurulu Üyesi ve Bandırma temsilcisi Necdet Aytekin, CHP Bandırma Belediye Meclis Üyesi Burak Uğur, CHP Balıkesir eski milletvekili Mehmet Tüm ve CHP Bandırma eski ilçe başkanı Dr. Selim Panç da katıldı.
ATAK: “AKP’NİN KARA DÜZENİNE TESLİM OLMAYACAĞIZ”
Toplantıda ilk konuşmayı CHP Bandırma İlçe Başkanı Mehmet Atak yaptı.
Atak, 700 yıl ceza istemi ile yargılanan Aziz İhsan Aktaş’a, bugüne kadar 500 dolayında belediyeye verilen ihalelerin yüzde 77’sinin AKP’li, yüzde 23’ünün ise CHP’li belediyelere ait olduğuna dikkat çekerek, “Böyle olduğu halde Aktaş, tutuksuz yargılandığı mahkemeye koruma ordusu ile gelip, özel kapıdan içeri girmektedir. Buna karşılık ise CHP’li belediye başkanları aylardır cezaevinde bulunuyor” dedi.
AKP iktidarında atanmayan öğretmenlerin sayısının 1 milyonu geçtiğini belirten Atak, AKP Tekirdağ Milletvekili Mestan Özcan’ın, 500 bin lira maaşıyla geçinemediğini öne sürmesine işaret ederek, “Ama bu milletvekili, meclisteki oylamada, en düşük emekli maaşının 20 bin lira olması için el kaldırmıştır” diye konuştu.
CHP Bandırma İlçe Başkanı Mehmet Atak, “AKP’nin bu kara düzenine teslim olmayacağız. Milletimiz, ilk genel seçimde bu iktidara sandıkta gereken yanıtı verecektir” dedi.
Ardından, çiftçi ve üreticilerin sorunlarıyla ilgili basın açıklamasını CHP Bandırma Belediye Meclis Üyesi Burak Uğur okudu.

Burak Uğur; "Türkiye tarımı, iktidarın yıllardır sürdürdüğü plansız, piyasa odaklı ve üreticiyi yalnız bırakan politikalar nedeniyle derin bir finansman krizi içindedir. Artan girdi maliyetleri, iklim krizinin etkileri ve yetersiz destekleme politikaları, çiftçiyi üretim sezonuna ağır bir borç yüküyle sokmaktadır.
Bugün gelinen noktada çiftçimizin borçluluğu bir tercih değil; yanlış ekonomi ve tarım politikalarının doğrudan sonucudur. Sosyal Güvenlik Kurumu ve vergi borçları da bu yapısal bozulmanın doğal bir yansımasıdır.
Ancak 2025 yılı sonunda alınan ve 2026 yılı başı itibarıyla fiilen uygulamaya konulan bir dizi idari karar ile birlikte, çiftçiye yönelik finansman kanalları sistematik biçimde kapatılmaktadır.
SGK borcu bulunan çiftçilerin Ziraat Bankası aracılığıyla kullandırılan sübvansiyonlu tarım kredilerinden yararlandırılmaması uygulamasının yanı sıra, Tarım Kredi Kooperatifleri de aynı gerekçelerle çiftçiye girdi temin etmemektedir.
Bu tablo açık ve nettir:
Çiftçi, hem kamu bankasından krediye hem de kooperatifler aracılığıyla girdi teminine erişemez hale getirilmiştir.
Üstelik bu uygulamalar, ülkede farklı sektörlere yönelik vergi borcu silmeleri, aflar, ertelemeler ve istisnai düzenlemeler birbiri ardına hayata geçirilirken yapılmaktadır. Büyük sermaye gruplarına sağlanan kolaylıklar ortadayken, üretimin en temel halkası olan çiftçiye “borcun var” denilerek kapıların kapatılması kabul edilemez bir çifte standarttır.
Cumhuriyet Halk Partisi olarak açıkça ifade ediyoruz:
Bu yaklaşım bir mali disiplin politikası değil, çiftçiyi üretimden soğutma ve tarımdan tasfiye etme politikasıdır.
Finansmana erişimi engellenen çiftçi üretimden vazgeçmez; ancak daha az eker, daha düşük girdi kullanır, daha fazla borçlanır ve daha kırılgan hale gelir. Bunun bedelini yalnızca çiftçi değil, toplumun tamamı; artan gıda fiyatları ve güvensiz gıda arzı ile öder.
Tarım Kredi Kooperatiflerinin kuruluş amacı çiftçiye girdi sağlamak, Ziraat Bankası’nın varlık nedeni ise tarımsal üretimi desteklemektir. Bu kurumların, borç gerekçesiyle çiftçiye sırtını dönmesi, kuruluş amaçlarıyla açıkça çelişmektedir.
Buradan çağrımız nettir:
SGK ve vergi borcu bulunan çiftçilerin;
– yapılandırma imkânları gözetilerek,
– üretimi esas alan bir değerlendirme sistemiyle,
– Ziraat Bankası sübvansiyonlu kredilerine ve
– Tarım Kredi Kooperatifleri aracılığıyla girdi teminine
yeniden erişimi derhal sağlanmalıdır.
Tarım, cezalandırılarak değil; kamucu, planlı ve üreticiyi koruyan politikalarla ayakta tutulur. Cumhuriyet Halk Partisi, çiftçinin üretim iradesinin yanında durmaya, bu adaletsiz uygulamalara karşı ses yükseltmeye devam edecektir." Toplantının sonunda üreticilerin soruları ve beklentilerine yanıt verildi. ÖNDER BALIKÇI
