Tarih: 11.04.2013 22:17

CHP'li Havutça Adalet Bakanı'nı Eleştirdi

Facebook Twitter Linked-in






4'üncü Yargı Paketi AKP Oylarıyla Kabul Edildi, CHP'li Havutça Adalet Bakanı'nı Eleştirdi

TBMM`de dün görüşülen ve kamuoyunda 4. Yargı Paketi olarak bilinen İnsan Hakları ve İfade Özgürlüğü Bağlamında Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı`nın 17. Maddesi üzerinde söz alan CHP Balıkesir Milletvekili Namık Havutça Adalet Bakanı Sadullah Ergin`i eleştirdi.

Sözlerine "Sayın Adalet Bakanı, hukukun temeli meşruiyet, meşruiyetin temeli adalettir" diye başlayan Havutça, AKP iktidarı döneminde adalet ve adalete olan güvenin toplumun bütün kesimlerinde kanayan bir yara haline geldiğini söyledi.


4. Yargı Paketi dün AKP milletvekilleri oylarıyla kabul edilerek TBMM'den geçti. Tasarının 17'inci maddesi üzerine söz alan CHP Balıkesir Milletvekili Namık Havutça Adalet Bakanı Sadullah Ergin'i eleştirdi. Hukukçular gerekçeyle konuşur” diyen Havutça Silivri'de adil bir yargılanma değil, bir yargılanma olmadığı konusunda CHP'li milletvekilleri ile tanıklık ettiklerini belirtti.

Havutça, Bakın, bir: Savunmanın özgürce savunma yapması ve deliller toplaması o mahkemede sağlanabiliyor mu? Duruşmada aleniyet ilkesine uyuluyor mu? Savunma tanıkları dinleniyor mu? Duruşmaları basının izlemesi, halkın izlemesi için gerekli koşullar sağlanmış mı? Duruşmada yasamayı temsil eden milletvekilleri orada, duruşma esnasında yerine oturmak istiyor, mahkeme başkanı tarafından milletvekilleri bile yok sayılıyor, yasama yok sayılıyor ve en önemlisi, mahkemelerde -Anayasa'da teminat altına alınmış olan- hâkimlerin bağımsızlığı ve vicdani özgürlüğü sağlanabilmiş mi? Bu koşullar var mı Silivri mahkemelerinde?” diye konuştu.

Silivri'de adil yargılamanın hatta bir bir yargılamanın olmadığını dile getiren Havutça şöyle konuştu:

Paket üstüne paket çıkarıyorsunuz, baroları tehdit ediyorsunuz; baro başkanları gelip mahkemede duruşmayı izleyemiyor, jandarmalar, robocop'lar avukatları tekme tokat dışarı atıyor, baro başkanları yerlerine oturamıyor, halka barikatlar kuruluyor, tazyikli sular sıkılıyor, basın içeri alınmıyor. Nasıl bir yargılamadır bu? Ve, toplum soruyor; adalet, adalet, adalet arıyor. Türkiye'de adalete olan güveni yok ettiniz. Hükûmetiniz döneminde, evet, bulgur dağıttınız, makarna dağıttınız ama adaleti yok saydınız ve bu toplumda, Sayın Bakan, o adalet ve yargının bağımsızlığı bir gün size de lazım olacak, bunu asla unutmayın. Bu halkın karşısında adaleti ayaklar altına alan, halkın iradesini, milletvekillerini bile yok sayan, orada oluşturduğunuz Gestapo mahkemelerinin karşısında milletin iradesini yok sayan anlayışın karşısında bir gün o adalet size de hiç kuşkusuz lazım olacak. Ve, en acısı da milletvekili arkadaşlarımızla adil yargılanmayı bırakın etkilemeyi, orada en masum tavrımızla yerimize oturmak istediğimizde engellendiğimizde ve buna tepki koyduğumuzda, kendisini demokrat olarak tanımlayan bakanlar tarafından bir de açıkça tehdit edildik, hakkımızda fezlekeler düzenlenmesi istendi. Dokunulmazlıkları kaldırırmışsınız, bizi yargılarmışsınız. O dokunulmazlıklarımızı kaldırın, o fezlekeleri biz demokrasi adına, hukuk adına, yargı bağımsızlığı adına bir şeref madalyası olarak göğsümüzde taşıyacağız Sayın Bakan. Biz buradan, evet, Türkiye'de insan haklarına saygılı demokrasiyi, yargının bağımsız olduğu gerçek bir hukuk devletini hep birlikte yaratmak adına büyük bir sorumlulukla karşı karşıyayız ama bu yargı paketlerinin sorunu çözmediği, adil yargılanma hakkını sağlamadığı, yargının bağımsızlığını sağlamadığı çok açık. O nedenle, gelin, gerçek bir yargı paketi çıkaralım. Orada, milletvekillerinin dünyanın hiçbir yerinde olmadığı gibi, demokratik bir ülkesinde olmadığı gibi gerçekten millet iradesini temsil eden milletvekillerimizi buraya getirecek önlemleri alalım. O paketi getirin, bu paketler bir işe yaramıyor”








Orjinal Habere Git
— HABER SONU —