Tarih: 17.09.2017 20:31

Bandırma´da Kurtuluş coşkusu

Facebook Twitter Linked-in

/resimler/2017-9/17/2035346534498.jpg

Bandırma düşam işgalinden kurtuluşunun 95. yılını coşku ile kutladı.

Cumhuriyet alanındaki törende naıta çelenklerin sunumu ardından

saygı duruşu ve istiklal marşı okundu.

Günün önemini içeren şiirlerin okunması ardından Başkan Dursun Mirza yaptığı konuşmada Bandırma´nın kurtuluş mücadelesinden ilk günden son kurşunun atıldığı 17 Eylül 1922 ye dek hep mücadelenin içinde olduğunu söyledi.

Mirza;"Güzel Bandırmamızın tarihinde çok önemli bir yer tutan kurtuluş günümüzün 95. yılını, siz sevgili hemşerilerimle birlikte coşkuyla kutluyoruz.

Sabah bir başka doğar güneş 17 Eylüllerde. Kurtuluşun sevinci ile çocuğu, genci, yaşlısı her Bandırmalının yüreği kıpır kıpırdır.

İlk kurtuluş bayramını kutladığımız 1923 yılından bu yana her yıl aynı heyecan ve coşkuyla karşılarız 17 Eylülleri.

2 yılı aşkın yaşanan işgal sonrası özgürlüğüne kavuşan bu güzel kentin en büyük bayramıdır 17 Eylül. 17 Eylül Kurtuluş Bayramımız kutlu olsun.

Değerli Bandırmalılar,

Özgürlüğe tutkun bir ulusun, tüm yokluklara, olanaksızlıklara rağmen, Büyük Atatürk önderliğinde kazandığı unutulmaz zaferin adıdır kurtuluş.

Acıları sevince, esareti özgürlüğe, ümitsizliği onurlu bir geleceğe dönüştürmenin adıdır kurtuluş.

Ayyıldızlı bayrağın gölgesinde göğsünü gere gere, başı dik yürüyebilmektir, ezan sesleriyle yüreklerin ürpermesidir kurtuluş.

Başkomutan Mustafa Kemal yönetiminde dünya savaş tarihine unutulmaz bir not düşen kahraman ordumuza duyduğumuz sonsuz minnettir kurtuluş.

Kurtuluş 19 Mayıs´tır, Bandırma Vapurudur. Kurtuluş Erzurum´dur, Sivas´tır. Kurtuluş 23 Nisan´dır. İnönü´dür, Dumlupınar´dır, Sakarya´dır, Afyon Kocatepe´dir kurtuluş. Kurtuluş 30 Ağustos´tur, 9 Eylül´dür. Kurtuluş 17 Eylül´dür. Kurtuluş Cumhuriyet ve Mustafa Kemal´dir.

/resimler/2017-9/17/2047554986313.jpg

Değerli Bandırmalılar,

Sevr anlaşması sonrası yurdumuza koyu bir karanlık çökmüştü. Anadolunun dört bir yanı yabancı bayrak ve askerlerin işgaline uğruyordu.

Coğrafi konumu nedeniyle hassas bir yerde bulunan Bandırma, daha ilk günden işgalcilerin ilgisini çekmiştir. İzmir´in işgali sonrası, yıllarca bu kentte bizlerle yan yana yaşamış, komşuluk yapmış, acıları, sevinçleri paylaşmış rumlar ve ermeniler birden değişmiş bize düşman kesilmiştir. İzmir´in işgalini adeta kutlarcasına Bandırma´yı yunan bayraklarıyla donatmışlardır.

O günleri yazarımız İlhan SELÇUK Yüzbaşı Selahattin´in Romanı´nda şu satırlarla anlatıyor:

?21 Mayıs 1919 günü Bandırma´ya geldiğimiz zaman, şehirde Yunan bayraklarıyla süslenmiş zafer takları gördük. Şehri gezdiğimizde derin bir acıya gömüldük. Her yanda Venizelos´un resimleri, Yunan bayraklı taklar ve sokaklarda Rumların sesleri ?Yaşa Venizelos´.?

Manisa´daki 17. kolordu Komutanlığı görevine giderken Bandırma´ya gelen Bekir Sami Bey, Bandırma´nın bu durumu karşısında adeta kahrolmuş ve bu şımarıklığı kabullenmeyerek derhal müdahale etmiştir.

Kendisi de aslen Manyas Haydar Köyünden olan Bekir Sami Bey, 22 Mayıs 1919 sabahı Yaveri Yüzbaşı Selahattin´i göndererek, Bandırma´da görevli tümen komutan vekilini kaldığı otele çağırmış ve ona şehirdeki Yunan bayraklarını toplatması emrini vermiştir.

Yarım saat sonra şehirdeki bütün Yunan bayrakları indirilmiş ve Bandırma halkı da bu olayda askerlere yardımcı olmuştur.

Bekir Sami Bey aynı gün öğle namazından sonra halkı Haydarçavuş Camiinde toplayarak şu konuşmayı yapmıştır:

?Müslümanlar! Eğer bu camide çan görmek istemiyorsanız, eğer ailelerinizi Yunan palikaryalarının kucağında görmek istemiyorsanız, haydi silah başına! Bugün ne hükümet ne devlet kalmıştır. Devlet de siz, hükümet de sizsiniz! Ya düşmanları öldüreceğiz bu vatan bize kalacak; ya biz öleceğiz, bu vatanı alanlar burada tek bir Türk bulamayacak. Her yabancı bayrak düşmandır, yırtın ve yakın!?

/resimler/2017-9/17/2048250455691.jpg

Çok değerli Bandırmalılar,

Bu olaydan yaklaşık bir yıl sonra 2 Temmuz 1920 günü ne yazık ki Bandırma bu kez Yunan askerleri tarafından işgal edildi. İşgal yıllarında bu kent büyük acılar yaşadı. İşgalcilerin zulmünden, yerli işbirlikçilerin ihanetine kadar dayanılmaz zorluklarla karşı karşıya kaldı halkımız. Aynı zorlukları tüm Anadolu da yaşıyordu.

Ama 19 Mayıs´ta Bandırma Vapuruyla Samsun´a çıkan Mustafa Kemal, ?Ya İstiklal Ya Ölüm? parolasıyla sonu mutlak zafer olacak Kurtuluş Mücadelesini başlatmıştır. Çünkü o dev yürekli korkusuz adam sadece Türk Milletinin istiklalini koruma konusundaki azim ve kararlılığına inanıyordu. Bu kararlılık mutlak bir zafer getirecekti.

Nitekim öyle de oldu. Hasan Tahsin´in ilk kurşunuyla başlayan, yurdun dört bir yanında işgale karşı onurlu direnişlerle güçlenen kurtuluş mücadelesi, ordumuzun İnönü, Sakarya, Dumlupınar ve son olarak da 30 Ağustos zaferi ile son aşamaya gelmiştir.

30 Ağustos sonrası Bandırma da artık özgürlük için gün sayıyordu. Kurtuluş artık çok yakındı.

Emin Bülent Volkan, kurtuluştan bir gün sonra kaleme aldığı hatıralarında o günleri şöyle anlatıyor:

?Yunan ordusunun 30 Ağustostaki kesin yenilgisi sonrası Bandırma´da sebepsiz kahvelerden-sokaklardan adam toplamaya başladılar. Yunan ordusu bir yandan da kaçış hazırlıkları yapıyordu. Bandırma Körfezi ta boğazına kadar nakliye ve Harp gemileriyle dolmuştu.

Kaçışlarından üç gün önce yunan askerleri tarafından kentteki tüm erkekler silah zoruyla toplanmaya başladı ve Bandırma´ya yarım saat mesafede bulunan Mamun Altına götürüldükleri haber alındı. O gün akşama kadar her aile tutuklanan yakınlarına ekmek ve su taşıdı.

16 Eylül´e kadar burada tutuldular. O gün öğle üzeri binlerce kişi Haydar Çavuş Camii´ne getirildi. Üst üste denilecek şekilde camiye dolduruldu.

O gün top ve silâh sesleri şiddetlendi. Karşılıklı top mermileri kasaba içine de düşmeye başladı. Bandırma bir harp yeri olmuştu.

İkindi üzeri idi ki, gemilerden atılan bir yangın mermisi sahildeki büyük tütün mağazalarını yaktı. Alevler gökyüzünü sardı.

Etrafa yayılmadan söndürülen bu yangından sonra gece ikinci bir ?yangın var!? sadaları ortalığı çınlatmağa başladı. Herkes bu ikinci yangının günlerdir söylentisi dolaşan büyük yangın olduğunu anlamıştı. Ateş gökyüzünü kıpkızıl kaplamış, kıvılcımlar saçıyordu Yangın o kadar şiddetlendi ki âdeta her taraf birden yanıyordu.

Bu arada Haydar Çavuş Camii´ne kapatılan üç bin kişi, dışardan sesleyen hamiyetli bir Müslümanın uyarısıyla kapıları, pencere demirlerini kırarak, kendilerini ikinci kattan, hatta minareden atarak dışarı fırladı. On-on beş dakika geçmemişti ki müthiş bir patlamayla câminin havaya uçtuğu görüldü.

Bandırma´ya yakın bir yerde bekleyen Türk Ordusu, sabah hava aydınlanınca şehre girmeyi planlıyordu. Ancak Ermeni fedailerin halkı katletme planı yaptığının anlaşılması üzerine Ordu´nun her biri aslan kesilen süvarileri Gazi Mustafa Kemâl Paşa Hazretleri´nin selâmını müjdeleyerek Bandırma´ya girdiler. Askerlerimiz alkış ve ?yaşasın!? sedaları ile karşılandı.

Sabah olduğunda güzel Bandırma enkaz yığınına dönmüştü. Yangından ve olabilecek katliamdan kaçarak kırlara giden halk geri döndüğünde bu acı manzarayla karşılaştı.

6.000 haneden ibaret olan Bandırma´nın 5.000 hanesi tamamen yanmış, en fazlası Çınar Mahallesi olmak üzere çeşitli mahallelerde bin hane kalmıştı.?

İşgalcilerden arta kalanlar Bandırma´yı terk ederek Erdek´e doğru kaçmaya başladı. Onları kovalayan askerlerimiz Ayyıldıztepe´de savaşa tutuştu. Buradaki çarpışmalarda 61. Alay Komutanı Yarbay Vecihibey ve Hücum Taburu Komutanı Binbaşı Süleymanbey başta olmak üzere 80 askerimiz şehit oldu.

Bandırma´dan bir gün sonra da Edincik ve Erdek işgalden kurtarıldı ve vatan topraklarımız özgürlüğüne kavuştu.

Bandırma vapuruyla Kurtuluş Savaşı´nın başlangıcına adını yazdıran Bandırma, Ayyıldıztepe´de atılan son kurşunlarla bu büyük zafere son noktayı da koymuştur.

/resimler/2017-9/17/2049187019169.jpg

Çok Değerli Bandırmalılar,

Büyük zorluklarla kazanılan özgürlüğümüzün değerini çok iyi bilmek zorundayız. Adeta yoktan var edilen ve bugün bir vatandaşı olmaktan gurur duyduğumuz Türkiye Cumhuriyeti´ni hala yok etmek isteyen hainler var. Her fırsatta Cumhuriyete ve O´nun kurucusu Büyük ATATÜRK´e saldırıyorlar. Çok farklı isimlerde ve farklı kimliklerde terör örgütlerini maşa olarak kullanıp bizleri bölmeye çalışıyorlar.

Ama asla bu amaçlarına ulaşamayacaklar. Nasıl kurtuluş savaşının o zorlu koşullarından şanlı nice zaferler kazandıysak, bugün de oynanan her türlü oyunları boşa çıkararak Cumhuriyeti sonsuz kadar yaşatacağız. Bunu herkes böyle bilsin.

Bu özel günde, bugünleri borçlu olduğumuz aziz şehitlerimizi rahmetle anıyoruz. Bu vatan için gazilik onuruna erişen kahraman gazilerimize en içten şükranlarımızı sunuyoruz. Kurtuluş Savaşını zaferle taçlandıran ve bugün de en büyük güvencemiz olan Türk Silahlı Kuvvetlerine sevgi ve saygılarımızı sunuyoruz.

Kurtuluş Gününü kutlayan siz saygıdeğer hemşerilerimi de kutluyor, hepinizi en içten duygularımla selamlıyorum."dedi.

Cumhuriyet alanındaki tören Halk dansları topluluğunun gösterisi ardından sonra erdi.

TÖRENLER AYYILDIZTEPE ANITINDA DEVAM ETTİ.

Ulusal kurtuluş mücadelesinde düşmana son kurşun atılarak bir ulusun özgürlüğü ilan edilen 17 Eylül 1922´den günümüze uzanan 95. yıl süresinde unutulmayan Ayyıldıztepe şehitleri birkez daha duygu dolu törenle anıldı.

Törende hazır bulunan protokol Ayyıldıztepe şehitlik anıtına çelenklerini sunmalarının ardından saygı duruşu ve saygı atışı yapıldı.

Bir manga Havacı asker "doldur-boşalt ateş" talimatı ile aziz şehitlerin ebedi hatıralarına saygı atışı ardından Diyanet işleri Bandırma Müftülüğünde görevli hafız kuran okudu.

Ayyıldıztepe şehitlik anıtındaki dua ise herzaman olduğu gibi Haydar Çavuş camii imamı İsmail Taşkın tarafından yapıldı.

/resimler/2017-9/17/2059464375291.jpg

Ayyıldıztepe şehitler anıtındaki tören bitimi, törene katılan Bandırmalı gaziler geleneksel atışlarını yaptılar. Törene katılan Bandırmalılar duygu ve coşku dolu anları yakından izlerken THK planörünce yapılan gösteriyi alkış yağmuru ile ödüllendirdi.

/resimler/2017-9/17/2103437973673.jpg




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —