KÖY HAYIRLARININ” TARİHİ GERÇEĞİ

 KÖY HAYIRLARININ” TARİHİ GERÇEĞİ

Karakocalılar Boyu Bir Atatürk” Çıkarttı




. İnceleme & Araştırma                                  Enver DOLGUN    .


Doğup büyüdüğüm, okuyup bir daha dönemeyip, sürekli rüyalarımda giren Karakoca Köyünün ‘Köy Hayrına' sağdıcım, adaşım ve okul arkadaşım Köy Muhtarı Enver Keçili'nin nazik telefon daveti ile haberdar olup, çocukluğum hariç 42 yıldan bu yana ikinci kez katıldım.

Öğrencilik yıllarımızda topluca okulu terk edip komşu köydeki ‘Köy Hayrına' katılır ve ertesi günü Çan Ortaokulunda Karakocalı öğrenciler olarak tüm okul arkadaşlarımızın önünde ‘Onore Edilirdik!” ama yine de asla ‘Köy Hayrına' katılmadan edemezdik.

İşte okul yıllarından bu güne 40 yıldır görüşemediğimiz ve çocukken bırakıp, torun sahibi ‘Dede' iken görüşebildiğimiz okul, sınıf ve çocukluk arkadaşlarımız ile buluşup uzun uzun konuşma fırsatı bulduk.

Çan'da asırlardır geleneksel olarak her köyünde yapılan Köy Hayırları”na biraz kolaycılık, çokça halkımızın ilgisizliği, birazda eski dostlukların azaldığını katılımcıları tanıyamasam da hissettim.

Neden mi? Eskiden köy hayırlarının özelliği köylerdeki ‘Her evden 5-6 çeşit yemek bulunan bir sofra çıkarılıp” yapılırdı. Buradaki hayırda amaç, Fakir ailelerin sofrasına zenginler oturur, zengin ailelerin sofralarına ise fakir misafirler oturtulurdu” Bunu nerden mi anlarsınız? Sofra sahibi de onlarla birlikte yemek yerdi. Kural böyle idi. Yemekler beğenilmesi ise, yemek tabaklarının (Çanak) tamamının yenmesi (Sıyrılması) ile belirlenirdi. Yemekler yenmez tabaklarda kalır ise ev sahibi üzülür ve kendisindeki eksikliği aramaya başlar. Yemeklerin tamamı yenir ve ‘Çanaklar sıyrılır' ise aile reisinin ve ev hanımını deyme keyfine…

Sonraki yıllarda ise köylerde derin çukurlar açılır, kazanlar konur, etli ve zeytinyağlı bulgur pilavları, keşkek ve diğer etli ve sebzeli yemekler ile tatlı yanıda salataları köyün kadınları yaparken odunu ve ateşi ise köy gençlerinin sorumluluğunda olurdu. Köy gençlerini ‘Efebaşı' yönetir ve eksikleri ile yemek dağıtımı hizmetlerini onlar yapardı.

Ahretliğim”e bunların neden yapılamadığını bir sordum ve bin ahhh… İşittim. Köy camisinin temizliği için kimseyi bulamayınca paralı ekiplere temizlettiğini söyledi.

Amacım buradaki çalışmaları görsel haber yapıp ‘Yörük Köylerindeki eski köy hayırlarını belgeselleştirmek ve haber yapmaktı' ama başaramadık.

Dışarıdaki arkadaşlarımız ile Garakoca Köyünün yani köyümüzün tarihçesi yanı sıra köy çobanlığı yaptığımız yıllarda sığırları otlattığımız ovadaki ‘Köyün Eski Mezarlığı' ile uçakların inip kalktığını gördüğüm 1500 metre uzunluğunda 25 - 30 metre genişliğinde biri 15–20 santimetreyi bulan biri beton pist ve diğeri de sıcak asfalttan yapılmış yedek piste sahip Havaalanı vardı. Çanakkale Savaşından sonrada 1960 yıllarına kadar uçuşlarda kullanılan Karakoca Havaalanın” ve Köyümüzün İstiklal Madalyalı kahramanları Köse Dayı, Koca Efe, Küçük Efe, Ahmet Çavuş'un tarihi değerleri ile köyün tarihçesinin gün yüzüne çıkarılmasını konuştuk.

Karakocalılar Boyu Bir Atatürk” Çıkarttı

Göçler nedeniyle Asya`dan gelen Oğuz Türkmenler, Anadolu`nun Amasya, Çorum, Sivas, Ankara, Çanakkale ve Tokat yörelerine yerleşmiş olan Karakocalılar Boyundan Kırmız Hafız Ahmet`tir. Babası Ali Rıza Efendi`nin nüfus kaydında Selanik`teki "Karakocalılar" kaydı ile "Yörük taifesinden" yazmaktadır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Selanik`teki "Karakocalılar"dan olduğu yazılıdır. Karakocalı Yörükleri 19. yüzyılda dünyanın en önemli devlet adamı ve askerini yetiştiren öz Türk boyu oldu.

Yakınızdaki köy, Çerkezler (Kazabat) Köyünde yaşayan lakabı Tattak Dede olarak bilinen yaşlı Karakoca Köyüne Köy Hayrına” gelir ve çok yorulmuştur. Köy camilerinde bulunan misafir odasında uzanır ve uyur kalır. İkindi üzeri uyanıp kalktığında köy hayrından eser kalmamıştır.

Bize de espri konusu olan "Garagoca`nın Kınık Bayırı, Garagoca'lılar kendine yapar hayrı, Tattak dedeni Allah gayrı" diye söylenir. Biraz üzüntü, biraz suçlama sayılabilen ve sitem dolu bu sözler günümüze kadar espri olarak gelmiş olup bu gün bile bu konu tartışılıp konuşuyoruz. Köy hayırları tarihimizi gün yüzüne çıkarmanın yanında 40 yılda bir de olsa ‘Kahvenin 40 Yıllık Hatırı' gibi bizlerinde
buluşmasını sağlaması yönünden önemli buluyorum.