Bandırma'nın futbol kenti olduğu koca bir yalan!”

 Bandırma

Erdekspor Sportif Direktörü Süleyman Takunyacıoğlu: Erdekspor'un hedefi önce BAL Ligi, ardından profesyonel lig”



_________________________________________________/ Önder BALIKÇI
Geçtiğimiz günlerde, Balıkesir Bölgesi Süper Lig'de mücadele veren Erdekspor'un Sportif Direktörlüğüne getirilen Süleyman Takunyacıoğlu ile Erdekspor, Bandırmaspor ve Türk Futbolu ile ilgili söyleşide bulunduk. Bir dönemler Beşiktaş formasını da giyen Takunyacıoğlu ile gerçekleştirdiğimiz söyleşiyi aşağıda sunuyoruz.

· Erdekspor'da neden görev aldınız?

-          Metin Tırık'ın başkanlığındaki Erdekspor Kulübü Yönetim Kurulu ile kulübe büyük destek veren Erdek Belediye Başkanı Hüseyin Aysan, beni bu göreve getirmek istediler. Şu anda her ne kadar takımın başında bulunsam da, prensipte anlaştım, ayrıntılarda değil! Neden görevi kabul ettiğime gelince. Yaşantım boyunca iyi bildiğime inandığım iki konu var: Futbol ve yazı yazmak. Bu iki konuda gerçekten iddialıyım. Eğer, istediğim koşullar yerine getirilir ve düşündüğüm ortam sağlanırsa, Erdekspor'un, yıllardır özlediği profesyonel lige yükselmesinin hayâl olmadığını düşünüyorum. Bu nedenle Erdekspor'un ilk hedefi önce Bölgesel Amatör Lig(BAL), ardından da profesyonel lige yükselmektir.

· Bu hedeflerin gerçekleşmesi için kulübün içinde bulunduğu ortam ve koşullar, takımın durumu elverişli mi?

- Önce şu gerçeğin altını çizmek isterim. Kulübün, bugün hem idari, hem de sportif anlamda yeniden yapılanmaya gereksinimi bulunuyor. Şu anda bunu gerçekleştirmek amacıyla çekirdek bir kadromuz yok. BAL ve profesyonel lig için yeni bir kadro gerekli. Bu kadroyu oluşturmak için şu andaki mevcut kadromuzda yer alan 7-8 oyuncudan, onların da kendilerini değiştirip, geliştirmeleri koşuluyla yararlanabileceğimize inanıyorum.

· Ama zaman alıcı bir süreç, değil mi?

- Elbette ki, çok zorlu ve sabır isteyen bir süreç. Bunların gerçekleştirilmesi, yeniden yapılanacak bir kulüp için kolay değil. Yıllardır üzerinize sinen amatörlük dokusundan bir anda sıyrılarak, profesyonel bir anlayışı yakalamak, öyle 3-5 günlük gerçekleşmez. Sancılı ve sıkıntılı bir süreçten söz ediyorum.

· Peki, Erdekspor'un hiç avantajlı yönleri yok mu?

- Tabii ki var. Uzun yıllardır profesyonelliği unutan, 7 yıl Erdek Belediyespor serüvenini yaşamasına karşın ayakta kalabilen Erdekspor için, hiç de küçümsenmemesi gereken bir başarıdır, bu durum. Bu arada, Erdek halkının, profesyonel lige açlığını da unutmamak gerekir. Erdek, belki de, Balıkesir ilinde futbol ile yatıp kalkan tek kent konumundadır. Erdekspor'un, profesyonel lige yükselmesi durumunda, tribünlerin her maçta dolacağından hiç kuşkum yok. Sözün kısası, Erdekspor'da bu görevi kabul ederken, hiçbir zaman para-pul düşünmedim. Yalnızca bu hedefleri gerçekleştirme ve Erdekspor'a yararlı olma umuduyla göreve geldim.

· Göreve gelir gelmez neler yaptınız? Bundan sonraki plânlarınız hakkında bilgi verir misiniz?

- Şu anda, Balıkesir Bölgesi Süper Futbol Ligi'nde mücadele veren Erdekspor'un ne küme düşme tehlikesi, ne de şampiyon olma umudu var. Kalan 8 maçımız, prestij anlamını taşıyor. Kalan bu maçlarımızı kazanmak istiyoruz. Motivasyonun yitirilmesini hiçbir zaman kabul etmiyorum. Bu lige yabancı olmama karşın yaklaşık bir aydır hem takımla uğraşırken, hem de bölgemizdeki Süper Lig ve BAL Ligi maçlarını izliyorum. Bu durum, haziran ayına dek sürecek. Ayrıca, iki değerli futbol adamı İnegöllü Saffet ve Ali Çoban da, iki ayrı bölgede, Erdekspor adına yetenekli genç futbolcuları izliyorlar. Erdekspor'un başarısı için heyecanla görev yapıyorum. Futbolu çok sevdiğimden, Beşiktaş, Bandırmaspor veya Erdekspor'da görev yapmanın benim için farkı yok. Önemli olan, başarıyı yakalamak. Bu arada, yaşadığım kente katkıda bulunmanın hazzı da ayrı bir güzellik.

· Peki, uzun süre Bandırma'da yaşam sürdünüz. Bandırmaspor, neden sizden yararlanmak yerine, hep dışarıdan getirdiği kişilere kucak açtı?

- Bu soruyu Bandırmaspor'u yönetenlere sorarsanız, daha iyi olur!

· Yine, sizin de vereceğiniz bir yanıt olduğunu düşünüyorum.

- Bandırmaspor Kulübü Başkanı Mehmet Kılkışlı, bana geçen yıl, Bandırmaspor Kulübü Başkanlık Danışmanlığını önerdi. Bandırmaspor'a zarar verebileceğim endişesiyle kabul etmedim. Bu konuda şimdilik bu kadarını söylemekle yetineyim.

· Son yıllarda Bandırmaspor'u başarılı buluyor musunuz?

- Bandırmaspor'un son 4-5 yıllık çizgisini, somut anlamda başarılı buluyorum. Bunun en önemli nedeni, Mehmet Kılkışlı'nın başkanlığındaki yönetimin sürekliliği, yani istikrarlı bir yönetim. Dönüp, son beş yıla baktığımızda, gördüğümüz fotoğrafla bugün Bank Asya'ya ulaşmasına kesin gözle baktığım Bandırmaspor arasında inanılmaz bir iyileşme söz konusu. Kaldı ki, bu sezonun dışında, fiilen olmasa bile son dört yıllık Bandırmaspor serüveninin içinde sayılırım ve bu dönemde olup bitenlerin en önemli tanığıyım. Ancak eleştirel anlamda şunları da söylemek isterim. Bu süre içinde, Mehmet Kılkışlı yönetiminin yaptığı somut hatalar da, karşılarına hep doğru olarak çıktı. Bu sonuçlar doğaya da, futbola da aykırıdır. Yani futbolda da, yaşamda da yanlış, doğruyu üretmez. Bu durumu, Mehmet Kılkışlı'nın şansına bağlıyorum.

· Bandırma'nın, futbola bakışını nasıl değerlendiriyorsunuz?

- Bandırma'nın futbol kenti olduğu koskoca bir yalan! Zaten Bandırma'da, Bandırmalı kalmadı. Kısa bir süre önce Gönen'de, Gönenspor'un bir maçını izledim. Gönenliler, tribünleri tıklım tıklım doldurmuştu. Düşünün ki, amatör ligde oynayan Gönenspor'un maçını 5 bin kişi izlerken, Bank Asya yolunda bulunan Bandırmaspor maçlarında, tribünlerde 2 bin seyirci bile bulunmuyor. Hâlen Bandırma'da, Bandırmalı tek bir teknik direktör bile yok. Bandırmaspor'un başına getirecek adam bulamıyorlar. Bandırmaspor'da üç maç oynamış Ahmet Cem Çorakçı'yı, takımın başına getiriyorlar. Sonra da, Bandırma'nın bir futbol kenti olduğu söyleniyor. Böyle futbol kenti mi olur, Allah aşkına? Güldürmeyin, beni! Dileğim, bu kısır döngünün kırılıp, artık marka” durumuna dönüşen Bandırmaspor'un, kalabalık seyirci kitleleriyle buluşmasıdır.

· Biraz da Türk Futbolu'nun durumundan söz edelim, isterseniz. Türk Futbolu nereye gidiyor, sizce?

- Türk Futbolu zaten bir yerde değildi ki, başka bir yere gitsin! 2000 yılında Fatih Terim'in yönetimindeki Galatasaray'ın UEFA Kupası'nı kazanma başarısını göstermesi, çok özel bir jenerasyonun ürünüydü. Türkiye'nin, Dünya Kupası üçüncülüğü ise tamamen bir rastlantıdır. Futbolumuzda bir ekol yok. Türk Futbolu için söyleyebileceğim tek sözcük, melez” olduğudur. Futbolumuzun hiçbir stili, oyun formasyonu, felsefesi bulunmaması yeni bir olay değil ki! Hep böyleydi, hâlen sürüyor.

· Ya, şike olayları?

- Şike, ne zaman yoktu ki? Bugün, ülkemizde gündeme gelen bu şike olaylarının, olup bitenlerin, futbolla ilgili olduğunu düşünmüyorum. Konu, bence tamamen futbolun dışındadır. Ama şunu kesinlikle söyleyebilirim ki, eğer ortada suçlu varsa, bu yalnızca Aziz Yıldırım ve Fenerbahçe değil, Türkiye'deki sistemin ta kendisidir. UEFA ve FİFA için ise şunu söyleyebilirim. Dünyadaki futbol sektörünün bu iki büyük kurumu, çok uluslu şirketlerin yasa dışı işlerini yapan, kara para aklayan, hırsızlık ve yolsuzluğun gırla gittiği hayâli kurumlardır. Şikenin de, yolsuzluğun da kendisi UEFA ve FİFA'dır.

· Türkiye'de, futbolu yönetenler hakkında neler düşünüyorsunuz?

- Gerek profesyonel, gerek amatör kulüpler olsun, gerekse diğer kurum ve kuruluşlar, kimse koltuğunu terk etmiyor. Yerini gençlere bırakmayı düşünmüyor. Size, Balıkesir'den bir örnek vereyim. Ben bildim bileli, Balıkesir Amatör Futbol Takımları Kulüpleri Konfederasyonu'nun başında Metin Mengüç bulunuyor. Koltuklara bu denli yapışılmasını anlayamıyorum.

· Biz, yine Erdekspor'a dönelim, isterseniz. Erdekspor için nasıl bir vizyon düşlüyorsunuz?-

- Yeni bir futbol felsefesiyle birlikte öncelikle Erdekli gençlere kucak açmak. Keşke 24'ü de Erdeklilerden oluşacak bir kadro oluşturabilsek!. Salt futbol alanında değil, saha dışında da evrensel spor anlayışına uygun bir takım yaratmayı hayâl ediyorum. Hamaset gibi görülse de, bunun gerçekleştirilebileceğine inanıyorum. Ama şu anda, hedeflediğim bu elit kadro için ortam ve koşulların bulunmadığı gerçeğini de vurgulamak isterim. Bana güvenerek, bu sorumluluğu ve onurlu görevi veren Erdekspor Kulübü Yönetim Kurulu'na ve Belediye Başkanı Hüseyin Aysan'a teşekkürü bir borç biliyorum.