Ozan ERTUĞRUL


“Yazmasam deli olacaktım”

“Yazmasam deli olacaktım”


“Söz vermiştim kendi kendime: Yazı bile yazmayacaktım. Yazı yazmak da bir hırstan başka ne idi? Burada namuslu insanlar arasında sakin ölümü bekleyecektim. Hırs, hiddet neme gerekti? Yapamadım. Koştum tütüncüye, kalem kâğıt aldım. Oturdum. Adanın tenha yollarında gezerken canım sıkılırsa küçük değnekler yontmak için cebimde taşıdığım çakımı çıkardım. Kalemi yonttum. Yonttuktan sonra tuttum öptüm. Yazmasam deli olacaktım.”

Sait Faik’in bu tümcesi, “Haritada Bir Nokta” öyküsünün son tümcesidir.

 (Sait Faik, Son Kuşlar, s. 51, Varlık Yayınları, 1956, İstanbul)

Yazı yazmak her zaman benim için çok anlamlı olmuştur. Harfleri yan yana getirip kelimeleri, kelimeleri bir araya getirip cümleleri, cümleleri bir araya getirip de duyguları anlatmak ne kadar da mucizevi bir şey.

Epeyce bir zamandır kişisel gündemimde olan ‘İzmir’e taşınmak’ konusu bir anda sonuçlandı. Mendirekte tur atmayı, Vinç Kuruyemişten çekirdek alıp banklarda çitlemeyi, eski iskeleden balıkçıları seyretmeyi, Arasta çarşısındaki nefis salçalı-kekikli tostları, adım başı tanıdık bir yüzle karşılaşıp sohbet etmeyi, ışıklardan karşıya çapraz geçmeyi, akşamın sakinliğinde merkez otoparkın içindeki büfelerde çay içmeyi, ‘… dur ben de yakınım oraya geliyorum’ demeyi, kedileri, köpekleri, kısacası Bandırma’ya dair her şeyi, doğmadığım ama doyduğum şehirden Ocak ayında pek duyurmadan, pek dillendirmeden bir akşam vakti göç ettim.

Nerede olursak olalım, ne yaparsak yapalım esas mesleğimiz Gazetecilik. Doğru düzgün para kazandırmamıştır, çok zarar vermiştir hatta. Huzursuz etmiştir, tehdit ettirmiştir, birilerinin tekerine çomak sokturmuştur, aileniz, sevdikleriniz sizin için endişelenmiştir. Uykudan etmiştir, yorgun düşürmüştür. Ama nerede olursak olalım yazma isteğini yerleştirmiştir. Çünkü derdimizi anlatmak için kelimelerimizden ve kalemimizden başka gücümüz yok.  Yazı yazmak için biraz cesaret gerektiğine inananlardanım. Yazmak bir iç hesaplaşmadır aslında, içe bastırılan duyguların kelimelere döküldüğü... Bazen o duygularla yüzleşmek istemeyiz. Korkarız, görmezden gelirsek geçecek zannederiz. Ama o gelir bulur sizi, böyle yüreğinizin ortasına bir öküz oturmuş da kalkmıyormuş gibi rahatsız eder. İşte o zaman yazmaya başlamalı…

“Nasıl anlatsam, nereden başlasam…” diyor şarkıda MFÖ. Bir başlayınca gerisi geliyor. Önemli olan yola çıkmak, yolda karşılaştıklarımız bize yeni yollar gösterir beki ya da yeni ufuklar.

Bandırma Gazeteciler Cemiyeti olarak uzunca bir zamandır ‘Basın Gazetesi’ni hayata geçirmek istiyorduk. Ancak ülkenin içinde bulunduğu şartlar, günden güne kötüye giden siyasi ve ekonomik atmosfer bir sıkımlık canı olan cemiyetimizin kaynaklarını idareli kullanma konusunda bizi uzman kıldı. Tam da Bandırma’dan ayrılıp İzmir’de yeni bir hayat kurmaya başladıktan sonra yayın hayatına başladı Basın Gazetesi.  Şimdi başlamanın zamanı… Yazının başında Sait Faik’ten yaptığım alıntının sebebi de budur; “yazmasam deli olacaktım” diyor Sait Faik. Uzakta da olsak yüreğimiz 10,5 sevdasıyla… Bu yüzden ‘Emeğin ve fikrin gazetesi’ sloganı ile yola çıkan Bandırma Gazeteciler Cemiyetinin yayın organı Basın Gazetesinde yazmaya devam edeceğim.

Konular her zamanki gibi; gördüklerimiz, yaşadıklarımız, yanlış bulduklarımız, düzeltmeye çalıştığımız, hayallerimiz… Kısacası zihnimizin bize getirdikleri…

Haydi öyleyse başlayalım…Yolumuz açık olsun! 27 Şubat 2020



  • Pazartesi 13 ° / 7 ° Rüzgarlı
  • Salı 11 ° / 3 ° Rüzgarlı
  • Çarşamba 13 ° / 6 ° Parçalı bulutlu

Balıkesir

06.04.2020

  • İMSAK 05:11
  • GÜNEŞ 06:38
  • ÖĞLE 13:16
  • İKİNDİ 16:53
  • AKŞAM 19:44
  • YATSI 21:05
  • BIST 100

    89.553%0,05
  • DOLAR

    6,7432% 0,13
  • EURO

    7,3000% 0,18
  • GRAM ALTIN

    350,78% 2,14
  • ÇEYREK ALTIN

    578,787% 2,14