Orhan ORGARUN (Uzaktan Gelen yakın Sesler)


DOĞRU DA DEMİŞ…

Deprem ve Türkiye..


Deprem ve Türkiye..

                Bir deprem ülkesi olan ülkemizde bu güne kadar pek çok kez depremler yüzünden dönem dönem büyük acılar yaşanmıştır. Türkiye nüfusunun % 60’a yakını, faal olan ve zarar verebilen deprem alanları üzerinde yerleşmiştir. Daha önce yaşanan deprem felaketlerinin büyük bir oranda can ve mal kaybına neden olmasında, bu kentlerin fay hatları üzerinde yer almalarının çok önemli bir rolü olmuştur!

                Deprem bir doğa olayıdır. Oluşmasında kişilerin elbette ki kusuru yoktur. Ülkemize baktığımız zaman 16. yüzyıldan günümüze kadar zarar verici büyük depremlerin olduğunu tarihi belgelerden öğreniyoruz. Depremin oluşumu ve nedenleri hakkında açıklayıcı bilgiler jeologlarca verilmektedir. Şahsen bende depremin sosyal boyutuna bakmak istiyorum.

                “İNSANLARI DEPREM ÖLDÜRMEZ, YAŞADIKLARI BİNALAR ÖLDÜRÜR, “yaklaşımını irdelemek istiyorum. Cumhuriyet döneminin ilk yaşadığı en büyük deprem 1939 Erzincan depremidir. Bu depremde 33 bin 943 kişi ölmüş, 100 bin kişi yaralanmış ve 116 bin 720 bina da yıkılmıştır. O günün koşullarında yaralar sarılmaya çalışılmış ve Erzincan yeni yerleşim yerinde yeni binalarla varlığını sürdürüyor.

                Peşinden gelen Marmara depremi, Varto, Van gibi birçok depremle bu ülke karşı karşıya geldi. Ama değişen fazla bir şey yok. Yine insanlar ölüyor, yine evler yıkılıyor.

                Birinci derecede depreme karşı insanlar eğitilmelidir. Bunun bir doğa olayı olduğunu ve bizim bu doğa olayı ile birlikte yaşayacağımızı bilimsel açıdan insanlara anlatılmalıdır. Ülkemizin deprem iskeleti üzerinde bulunduğunu ve ülke topraklarının en az yüzde 60’ını birinci derece deprem kuşağında olduğunu köy köy gezip yetkili ağızlar, insanlarımıza bilgi vermelidirler!

                Eminim ki depreme karşı bilgi sahibi olan insanlar öncelikli olarak kendi sağlıkları için önlem alacaklardır. Evet, birinci derecede deprem bölgesindeyiz ama yaşadığımız konutlar dördüncü derecede depreme dayanıklı olmadığı ayrı bir gerçektir!

                Doğu, Güney Doğu hatta İç Anadolu bölgelerindeki kırsal alandaki evler gerçekten içler acısıdır. Konutlar gelişigüzel biçimde taştan örülmüş, üzerlerine kalaslar atılmış ve onun üzerine ince taşlar döşenmiş ve üstüne de toprak dökülmüş. Deprem anında böyle bir evden bir insanın canlı çıkması olasılığı olmadığı gibi bir depremde böyle bir evin yıkılmamasını düşünmek toplumu kandırmak olur!

                Devlet’in birinci derecede görevi depreme dayanıklı konutlar için çalışmalar yapmalıdır. İnsanların huzur içinde yaşamalarının koşulu budur. Japonya gibi ülkeler nasıl çözüm üreterek insanların can ve mal güvenliğini sağlamışsa bizde onlara bakarak aynı yolları denemeliyiz!

                Politikacılar, meydanlara çıkıp acılar üzerinden siyaseti bırakmalıdırlar. Kin ve düşmanca davranış ne politikacılara bir şey kazandırıyor ne acılar içinde kıvranan insanlara.

                Bizler her aldığımız yiyecek, giyecek ve taşınır, taşınmaz mal karşılığında DEPREM VERGİSİ ödüyoruz. Biz bu paraları ne yol, kanal ne de gökdelenler için vermiyoruz. BİZİM VERGİLERİMİZLE ZENGİNLERİN YARATILMASINI SİZLER/BİZLER OLARAK İÇİMİZE HİÇ DE SİNDİREMİYORUZ!

                Bırakın bir kenti afet bölgesi ilan etmeyi, ülkeyi DEPREME KARŞI SEFERBERLİĞE GÖTÜRMELERİ GEREKMEZ Mİ!

                Bizler ve sizler her depremde olduğu gibi bu depremlerde de YENİ YENİ BİR TAKIM ZENGİNLER YARATILMASINI ASLA VE ASLA İSTEMİYORUZ!

                Rahmetli Süleyman Demirel, “BİR İNSAN HARAM İNDİRMİŞSE MİDESİNE ONU NE MEKKE NE DE TEKKE TEMİZLER” diyor.

                Çok da; DOĞRU DA YERİNDE DEMİŞ!..



  • Salı 19 ° / 6 ° Fırtına
  • Çarşamba 16 ° / 7 ° Bulutlu
  • Perşembe 18 ° / 6 ° Bulutlu

Balıkesir

31.03.2020

  • İMSAK 05:22
  • GÜNEŞ 06:47
  • ÖĞLE 13:18
  • İKİNDİ 16:50
  • AKŞAM 19:38
  • YATSI 20:58
  • BIST 100

    88.059%0,00
  • DOLAR

    6,5864% 0,17
  • EURO

    7,2567% -0,07
  • GRAM ALTIN

    341,60% -0,50
  • ÇEYREK ALTIN

    563,64% -0,50