Melisa GÖNEN-GENÇ KALEM


ARALIK KAPI VE BİR SONUÇ

GERÇEKLERİ İŞLEYEN çok az çalışma var.


Eskileri yad eden, nerede o eski günler diyenler ve bu konuda paylaşım yapanlarla sık sık karşılaşıyoruz. İnternette,  sosyal medyada, iletişim kurduğumuz pek çok alanda;  kime göre ne kadar eski olduğu ya da ne kadar özlendiği bilinmeyen “eski”  günler hakkında konuşmaya devam ediyoruz. Günümüz ile geçmişi karşılaştırıyoruz. Geçmiş günler… E, herkese göre geçmişin tanımı da yaşamına başladığı zaman da farklı olduğuna göre diyebiliriz ki, ne çok eski zaman var: Farklı yorumlarla, gözlemlerle; özlem duyarak veya nefret ederek anlatılan. E, hal böyle olunca zaman makinesi olmasa da gün içinde geçmişe bir kapı aralayan pek çok insan sayesinde günümüzden birazcık uzaklaşabiliyoruz.

Ben de birkaç gün önce o açık kapılardan biriyle karşılaştım. Şöyle bir göz attım içeriye ki ne göreyim? Evliya Çelebi ve yol arkadaşı Küheylan.Evet, hepimizin en azından ismini ya da eserini duymuş olduğu1611 yılında İstanbul’da dünyaya gelen, Türk edebiyatının en önemli eserleri arasında olan“Seyahatname”nin yazarı olan Evliya Çelebi.Seyahatname, gezi yazısı türünde edebiyatımızın en çok  bilinen eseridir.PekiÇelebi, eserini nasıl kaleme almıştır?Her şey onun,çevresinde oluşan sohbet ortamlarında duydukları sebebiyle küçük yaşlarda dünyayı gezmeye ve farklı yerleri görmeye merak duymasıyla başlamıştır. Yirmili yaşlarında İstanbul içinde gezerek gördüklerini, duyduklarını kaleme almaya başlamıştır. Daha sonra farklı yerleri de gezerek on ciltlik eserinde gezdiği yerleri sosyal, kültürel, tarihi, iklimsel özellikleri ve hatta sosyokültürel ve sosyoekonomik yapıları da dahil olmak üzere  birçok yönüyle kalemine katarak nice şehri, ülkeyi eserinde tasvir etmiştir.

 Küheylan bu hikâyenin neresinde derseniz, bunu bilmiyorum. Zaten benim burada bahsettiğim Küheylan;  ilk olarak  1989 yılında eylül ayında  ” Az Gittik Uz Gittik “ ismiyle TRT1 ekranlarında gösterilmiş animasyonun bir karakteridir. Bu çizgi dizide Evliya Çelebi ve atı Küheylan’ın yaşadığı maceralar anlatılır. Yani, bahsettiğim aralık kapıdan içeriye bakmasaydım bu Türk yapımı çizgi diziyle karşılaşamayacaktım.Ben şimdi aklıma geldikçe TRT’nin arşivine girerek bu çizgi diziyi izliyorum. Bu çizgi dizi sayesinde hem ülkemizin şehirlerinin o yıllardaki görüntülerini görüyorum hem de şehirlerimizi birçok yönden o yıllardaki halleriyle tanıyorum.

Ülkemizde her çocuğun, şehirlerimizi gezip görerek öğrenme imkânı yok maalesef. Günümüzde teknoloji bilgiye ulaşmayı kolaylaştırmış olsa da “Az Gittik Uz Gittik”  gibi çocuklara hitap eden ve GERÇEKLERİ İŞLEYEN çok az çalışma var. Oysa 1989-91’li yıllarda çocuklar bu ülkemizin değerlerini tanıyabiliyor; bu ülkenin insanlarını, ülkemizin gerçeklerini, tarihini kendilerine hitap edecek şekilde öğreniyorlarmış. Şimdi ise eldeki imkânlar çok, çocuklar için yapılan programlar gerçeklerden uzak.

 Nasıl mı? Mesela oyuncak reklamlarını dikkatle dinlerseniz, sihirli, ışıltılı, büyülü, gizemli, sürprizli gibi kelimelerin sık sık kullanıldığını fark edersiniz. Artık, çocukların oynadığı oyuncaklar, izlediği çizgi diziler bile onları gerçek dünyadan uzak tutmak için ütopik bir dünya yaratıyor.

Demek ki, çocukların gerçekleri rehber alarak hayal güçlerini şekillendirebilecekleri öğretici programlar hazırlanmalıdır. Televizyon zaten çocuklar için kötü rol modelleri ile doluyken, sosyal hayata ve insana dair şeyleri öğrenebilecekleri programlara yer vermek onların doğru bir şekilde toplumsallaşmaları için çok görülmemelidir. Bu konuda “az gidelim uz gidelim” ama; mutlaka bir adım atalım, derim. (Melisa Gönen 8-1-2020)



  • Cuma 8 ° / 4 ° Bulutlu
  • Cumartesi 8 ° / 3 ° Bulutlu
  • Pazar 14 ° / -1 ° Parçalı bulutlu

Balıkesir

21.02.2020

  • İMSAK 06:24
  • GÜNEŞ 07:47
  • ÖĞLE 13:27
  • İKİNDİ 16:28
  • AKŞAM 18:57
  • YATSI 20:15
  • BIST 100

    116.829%1,03
  • DOLAR

    6,1011% 0,00
  • EURO

    6,6265% 0,61
  • GRAM ALTIN

    323,24% 1,74
  • ÇEYREK ALTIN

    533,346% 1,74