Orhan ORGARUN (Uzaktan Gelen yakın Sesler)


TÜRK TOPLUMUNUN “KENDİLİK SAYGISI“ VE ”KENDİNE GÜVENİ”…

TÜRK TOPLUMUNUN “KENDİLİK SAYGISI“ VE ”KENDİNE GÜVENİ”…


Türk Milletinin “TÜRK KİMLİĞİ’NDE, Mağdurluk Psikolojisi Değil, ZAFER PSİKOLOJİ’Sİ Egemen’dir..

                Birey kimliğinin de millî kimliğin de oluşumunda, hem nesilden nesile aktarılarak pekiştirilen başarılar, yas süreci tamamlanamamış ve nesile aktarılarak pekiştirilen acılar, üzüntüler, göçler, yıkımlar, parçalanmalar, kaybedilenler (milletler açısından bazen toprak, vatan, bazen devlet) (seçilmiş travmalar) doğrudan çok etkilidir.

                Binlerce yıllık tarihi içinde kurduğu devletlerle ve kazandığı zaferlerle daima başı dik, onurlu ve bağımsız yaşamış TÜRK MİLLETİNİN MİLLÎ KİMLİĞİNİN oluşmasında “SEÇİLMİŞ ZAFERLER” çok önemli bir yer tutar. Türk Milletinin “TÜRK KİMLİĞİ”‘nde mağdurluk psikolojisi değil, de zafer psikolojisi egemendir!

                Yakın tarihimizde yaşadığımız en iyi bir örnek 1915 ÇANAKKALE ZAFERİ’DİR.

Çanakkale Zaferi, Türkiye Cumhuriyeti’nin merkezi-milli (üniter-ulus) devletini ve bu devletin insan unsurunun kimliğini, kardeşliğini şekillendirecektir.

                Bütün bunlara rağmen tarihsel süreçler içinde milletimizin yaşadığı bir takım çok önemli üzücü hadiseler, çektiği acılar, üzüntüler de Türk milleti açısından seçilmiş travma haline gelmiştir. Seçilmiş zaferlerin çokluğu, tarihsel tecrübe, derinlikli devlet düşüncesi ve tarih boyu “EGEMEN MİLLET” olarak yaşamış olmak milletimizin seçilmiş travmalardan kaynaklanan tepkilerini ortaya koymasını engellemiş olabilir.

                Kanaatimizce Türk milleti bakımından seçilmiş travma olarak nitelendirebileceğimiz en önemli olgu “BÖLÜNME, PARÇALANMA VE İÇ SAVAŞ” kaygısı, korkusudur. Türk milletinin tarihini ve psikolojisini bilmeyen veya da algılamayan bazı insanların bu kaygıları “PARANOYA” olarak ifade etmesi, eğer maksatlı değilse cahillikten kaynaklanmaktadır!

                Altıyüz yıllık bir imparatorluğu, cihan devletini I. Dünya Savaşı sonunda kaybettik. Çöken, dağılan bir büyük devletin bütün tüm yükünü Anadolu Türklüğü olarak omuzladık. Bu ağır bir travma idi. Çünkü, 1700’lerden itibaren vatan saydığımız toprakları kaybettik. Kafkasya’dan Balkanlar’dan milyonlarca insan Anadolu’ya göç etti.

                Balkan Savaşları’ndan Cumhuriyet’in ilk yıllarına kadar toplam beş milyona yakın insan Anadolu’ya geldi. 1871 Yunan İsyanı’ndan 1921 milli mücadele’ye kadar geçen yüzyılda yaklaşık beşmilyon insanımızı kaybettik, bir o kadar insanımız da sürüldü, yerinden yurdundan edildi!

                Bu süreçte dağılan, parçalanan binlerce aile oldu. Birinci Dünya Savaşı’nda SEFERBERLİK ÇAĞRISI ile 14 ile 46 yaş arası yaklaşık üçmilyon insanımız askere alındı. Savaş sonunda bunların üçte biri evine dönemedi. Yani Savaşta birmilyon insanımızı kaybettik!

                Milli mücadele: “Seçilmiş Travma”’yı, Gazi Atatürk’le “SEÇİLMİŞ ZAFER”’E dönüştürmek..

                Bunların üzerine toplumsal boyutta çok büyük bir kayıp ve buna bağlı yas tepkileri ve depresyon yaşanmaya başlamıştır. Göçler ve işgaller sırasında bireysel ve toplumsal boyutta onur kırıcı ve KENDİLİK SAYGISINI zedeleyen bu travmatik olaylara ekonomik çöküntü ve yoksulluk da eklenince toplumsal ıstırap bir kat daha artmıştır.

                Milli mücadele sürecine bu ortamda girilmiştir. Türk milleti, bu acıyı bir an önce ortadan kaldırıp tersine döndürebilecek bir LİDER bir KURTARICI ihtiyacındadır. Böyle bir sosyal, ekonomik ve psikolojik çöküntü içindeyken toplumun bu ihtiyaçlarını iyi sezebilen bir KARİZMATİK LİDER, Gazi Atatürk, Kurtuluş Savaşı’nı silah arkadaşlarıyla birlikte ve Türk milletini arkasına alarak başlatır. Kurtuluş Savaşı’nın bütün yokluklara ve zorluklara rağmen başarılmasında yaşadığı acılardan bir an önce kurtulmaya çalışan halkın psikolojisinin önemli bir rol oynadığını söyleyebiliriz!

                Gazi Atatürk’ün karizmatik kişiliği ile özdeşleşmek acılar içindeki Türk milleti için önemli bir çıkış ve kurtuluş yolu olmuştur. Lider olarak, Gazi Atatürk toplumun bu beklentisini çok iyi bir şekilde görmüş ve idealindeki devrimleri art arda gerçekleştirme imkânını da bulmuştur!

                Bu sayede toplumun, “KENDİLİK SAYGISI” ve “KENDİNE GÜVENİ” yenilenmiştir.

                Onuncu Yıl Marşı’nın sözlerinin her bir dizesinde bunun izlerini açıkça görebilmekteyiz!..



  • Pazar 32 ° / 19 ° Güneşli
  • Pazartesi 30 ° / 18 ° Güneşli
  • Salı 28 ° / 18 ° Parçalı bulutlu

Balıkesir

12.07.2020

  • İMSAK 03:54
  • GÜNEŞ 05:44
  • ÖĞLE 13:19
  • İKİNDİ 17:15
  • AKŞAM 20:44
  • YATSI 22:26
  • BIST 100

    114.809%-0,85
  • DOLAR

    6,8684% 0,11
  • EURO

    7,7716% 0,29
  • GRAM ALTIN

    397,12% -0,21
  • ÇEYREK ALTIN

    655,248% -0,21