Anahtar Kelimeler: Çadır tiyatrosu" demedi!...
  • Pazartesi 12 ° / 1 ° Güneşli
  • Salı 18 ° / 3 ° Güneşli
  • Çarşamba 16 ° / 2 ° Parçalı bulutlu

Balıkesir

17.02.2020

  • İMSAK 06:29
  • GÜNEŞ 07:52
  • ÖĞLE 13:28
  • İKİNDİ 16:24
  • AKŞAM 18:53
  • YATSI 20:11

Bir tek " Çadır tiyatrosu" demedi!...

CHP il Başkan Adayı Hakan Kahraman, Davulun kasnağına vurdu.

CHP'de ilçe kongrelerine paralel, İl kongresi öncesi sürdürülen yoğun kulis çalışmalarına kendi üslubu ile yanıt veren eski Bandırma CHP yönetim kurulu üyesi ve İl Başkan adaylarından Hakan Kahraman "uzlaşma" olarak adı konan süreç için "Uzlaşma tiyatrosu" dedi.

Kahtaman kendisine ait sosyal paylaşım sitesinde yaptığı ayrıntılı açıklama ile bir kez daha gündeme damgasını vurdu.

İşte Hakan Kahraman'ın  ucu açık iddiaları;

UZLAŞTIRMA TİYATROSU:

"Cumhuriyet Halk Partisi Edremit İlçe Örgütünün, başta İlçe Başkanımız Sayın Fatih YILMAZ olmak üzere tüm Yönetim Kurulu üyelerinden ve Delegelerinden özür dilerim.

Bugün saat 13.30 da gerçekleştirilecek olan İl Başkan adayları tanıtım toplantınıza, daha önceden katılacağımı beyan etmeme rağmen son bir haftadır İl Başkan Adaylığı ile ilgili yaşanan gelişmelerden sonra kararımı yol arkadaşlarımla bir kez daha gözden geçirerek iptal ettim.

Hepinizin bildiği gibi 16 Şubat'ta partimizin 37. Kurultayına yönelik olarak yapılacak İl Kongremize Beş adaylı bir süreç ile gidiliyordu. Ancak geçen hafta çok sayıda İlçe Başkanının ve 2 il Başkanı Adayının katıldığı ve adına "Uzlaşma Toplantısı" adı verilen, kime ve hangi amaca hizmet ettiği bilinmeyen bazı görüşmeler yapıldı. Balıkesir'de partimiz adına belli konularda farkındalık yaratmaya çalışmak ve parti kamuoyunda bunları konuşabilmek amacıyla İl Başkan adayı olmuştum.

Bu nedenle bahse konu toplantılara çağrılmamamı dert etmiyorum ve eleştirmiyorum. Ancak iddialı başkan adayları olarak gördükleri Sayın Ömür Mustafa BOYUER ve Sayın Ender BİÇKİ'yi bu toplantılara çağıran kıymetli İlçe Başkanlarından ziyade bu toplantıları dizayn eden siyaset mühendislerinin tavırları beni son derece üzdü.

Neden derseniz size şöyle açıklayayım: Bu Siyaset Mühendisleri kanımca, Cumhuriyet Halk Partisi Balıkesir İl Örgütünün son yıllarda yaşadığı en büyük talihsizlik olan Serkan Sarı yönetiminden kurtulmak adı altında bir çalışma yapıyorlar. Bu nedenle de mevcut İl Başkanına muhalif iki kuvvetli İl Başkan Adayını aynı masaya oturtup uzlaşın diyorlar. Sonra da yaptıkları bir oylama ile sen çekil,sen başkan adayı ol diyorlar.

Hiçbir şekilde taraflardan birinin kabul edemeyeceği ve kırılma yaşayacağı bir sonucu bile bile masaya koyuyorlar.

Sonuç; uzlaşma masasına oturan taraflardan biri haklı olarak masadan kalkıyor ve seçime birleşme olmaksızın tek başına gireceğini beyan ediyor.

Bir düşünelim bakalım kıymetli yoldaşlar, bu durum kimin değirmenine su taşır?

Benim ve yol arkadaşlarımın analizi şu şekildedir: Kendilerini uzlaştırmacı olarak adlandıran bu siyaset mühendislerinin amacı bir buçuk yıldır ekibiyle birlikte kendini Balıkesir İl Başkanlığına hazırlayan Sayın Ender BİÇKİ'nin yolunu açmak değildir.

Yine aynı kişiler yaklaşık 8 aydır İl Başkanlığı adaylığı için mücadele ve emek veren hatta bunun için sahip olduğu unvanlardan feragat eden Sayın Ömür Mustafa BOYUER 'i İl Başkanlığı'na taşımakta değildir.

Onların asıl amacı kendilerine biat edecek, yarın karşısına dikilip "seni BEN İl Başkanı yaptım" diyebilecekleri bir figür yaratmaktır. Hatta daha da kötüsü uzlaştırma adına bir araya getirdikleri bu iki değerli ve güçlü İl Başkan Adayını asla uzlaşamayacakları bir düzleme getirip bir kırılma yaşamalarını sağlamaktır.

Bu kırılmanın sonucunda da, hiçbir somut neden olmaksızın(Sayın Sarı'nın kendi beyanıdır) Bandırma İlçe Kongresini erteleyen mevcut İl Başkanına, hizmetlerinin karşılığını ödemektir diye düşünüyoruz. Sonuçta ne olursa olsun kazanan Cumhuriyet Halk Partisi Balıkesir İl Örgütü olmayacaktır.

Bu duygu ve düşünceler altında, bugün gerçekleştirilecek olan Edremit İlçe Başkanlığımızın düzenlediği ve ayrıca çıkış noktasını son derece faydalı bulduğum bu toplantıya katılamayacağım.

Ben ve yol arkadaşlarımın bu tavrı bir teslimiyet veya vazgeçiş değildir. Tam tersine iktidar yürüyüşünde olan Partimizin tabanından gelen sessiz bir çığlıktır. Parti egemenlerinin, koltuklarını koruma sevdasında olanların ve sol değerleri ellerinin tersiyle itip neo-liberal bir Cumhuriyet Halk Partisi hayali kuranların düzenine saygı duruşunda bulunmayacağız.

Tabandan gelen ve Parti Emekçilerinin yönettiği bir örgüt ümidi ile çalışmaya devam edeceğiz.

Bu yolda en büyük beklentimiz, bu ülkenin kurucusu Mustafa Kemal ATATÜRK’ÜN ilke ve devrimlerini özümsemiş, halktan, emekten ve eşitlikten yana olan partililerimiz ile her gün biraz daha büyüyen bir parti içi dinamik olmaktır.

Attığımız sloganlar, ağzımızdan çıkan sözler değil, eylemlerimiz ve Partimiz için harcadığımız emeğimiz bizleri tanımlar.

Nasıl ki bu güzel ülkenin gerçek sahipleri gidecek başka ülkeleri olmayanlarsa, Cumhuriyet Halk Partisi'nin gerçek sahipleri de gidecek başka parti ve başka ideolojileri olmayanlardır..."